Uyku Eğitimi Vol 1

0
610

Bebeklerde uyku eğitimi… Bazı doktorlar uyku eğitimini desteklerken bazıları ise uyku eğitiminin bebek ve ebeveyn ilişkisine zarar verdiğini savunuyor. Yaptığım araştırmalar sonucu kafam biraz karışsa da deneyimli anneler ve doktorlarla (kendi doktorumuz da dahil) görüştükten sonra biz de uyku eğitimi vermemiz gerektiğine karar verdik. Aslında bizi bu kararı almaya iten sebepler; Pitipitinin çok sık uyanması, sadece benimle uyumak istemesi ve artık çok ağırlaştığı için bana uyutma işinin çok zor gelmesi (zordan kastım; sırt ve bel ağrılarım).

Peki o zaman uyku eğitimi gerekli mi? Evet, bence çoğu bebek için çok gerekli. Okuduğum kitaplar, görüş aldığım tecrübeli anne ve doktorlardan öğrendiğim kadarıyla uyku da yemek ve konuşmak gibi öğretilen bir şey. 

Bazı bebekler uyku konusunda kolay bazıları ise oldukça zor olabiliyor. Etrafınızda ‘’aa biz Ayşe’yi/Arda’yı yatağa koyduk mu uyurdu, nerede olursa olsun koyduğumuz anda uyurdu’’ ya da uyku eğitimi de neymiş bebek bu ayol, uyumak istemiyor çocuk zorla uyutmaya çalışılır mı, uykuyla arası yok – o kadar uyku yetiyor demekki, baksana ne kadar enerjik’’ gibi pek çok yorum duymuş, hatta müdehalelere maruz kalmış olabilirsiniz. Özellikle de aile büyükleriden…

Benim küçük pitipitim de maalesef uyku konusunda zor bir bebek. Öyle koyduğun yerde uyumaz, kendi kendine uykuya dalmayı bırakın, yardımla bile uykuya zor dalar. İlk 1,5 ay hayatımız her yeni bebeği olan aileden farksızdı. Tipik yenidoğan’lı hayat işte… 2-3 saatte emzir, gazını çıkart ve sonra oh misler gibi uyusun. Kayra 1,5 aylıktan sonra bu sistem yavaş yavaş değişmeye başladı. Zar zor uyumalar, sık sık uyanmalar, uykusu gelince mızmızlanmalar ya da enerji patlaması yaşayıp full oyun moduna bürünmeler falan… 4,5 aylığa kadar maksimum 3, nadiren 4-4,5h saat aralıksız uyuyan pitipiti, büyüdükçe tam anlamıyla sapıttı desem yeridir. Şu an neredeyse 8,5 aylık.

20 Nisan… Bu tarihi unutmamak için not ediyorum.  Bu zamana kadar yaklaşık 1 aydır uyku eğitimi denemeleri yapsak da bir noktada ipin ucunu kaçırıp hep kucağa alarak bozduk ve başa döndük. 20 Nisan gecesi sabah 5’e kadar; 15, 30, 40 dakikada bir kalkarak rekora koşan pitipiti sayesinde, ertesi gün bu eğitim konusunda katı olmaya, ağlasa da dayanmaya, kendimi zorlamaya çalışacağıma dair söz verdim. Ağlasa da derken, uzun uzun ağlamalardan bahsetmiyorum.

Ben Richard Ferber yönteminden – yani kontrollü ağlatma methodu ile uyku eğitiminden pek hoşlanmıyorum. Tracy Hogg ve Kim West metodları kendime ve bebeğime daha yakın bulduğum metodlar. Bu metodlarda ağlatma yok diyemem ama insaflı bir şekilde ağlatma var desek yanlış olmaz. 🙂

Methodları özetlememiz gerekirse; Tracy Hogg; kısa bir ağlamanın ardından kucağa alarak sakinleştirme ve geri yatırma metodunu anlatıyor. Kim West yönteminin temelinde ise uyku için kötü alışkanlıkları kesmek ele alınırken kontrollü uzaklaşma ile method uygulanıyor. Emerek uyuyan ya da emzikle uyuyan bebeğin bu alışkanlıklarından kurtularak kendi kendine uykuya dalması hedefleniyor. Aslında Tracy Hogg’da emzik ve emerek uyutmayı prop olarak tanımlıyor ve proplar olduğu sürece bebeğin kendi kendine uykuya dalamayacağını vurguluyor. Bebeği rahatlatma için uyku oyuncağı ya da battaniyesi öneriyor. 

Methodların Detayları;

Richard Ferber – Kontrollü Ağlatma

Ferber; ağlatarak uyku eğitimi olarak da biliniyor. Kibarcası kontrollü ağlatma. 🙂

* Uyku rutinlerini (yemek-oyun-banyo) uyguladıktan sonra mutlaka bebeğinizi kucaklayıp öpün. Uykulu ama gözleri kapanmamışken yatağına koyun, oyun oynar gibi bir hali varsa önce sakinleştirin ve sonra yatağına koyun. İyi geceler diyerek odadan çıkın.

* Bebeğiniz kısa süre sonra mızmızlanmaya ve ağlamaya başlarsa 2-3 dakika bekledikten sonra odaya girin. Odaya girdiğinizde ışığı yakmayın. Gece uykusu (20.00 – 20.30 arası yatış) itibari ile artık hiçbir şekilde ışık olmamalı.

*Odaya girdiğinizde hafif ve yumuşak bir ses tonuyla konuşun, bebeğinizi okşayın, ellerini tutarak ya da karnını okşayarak sakinleştirmeye çalışın. Bu uygulamayı yaparken fazla vakit kaybetmeyin. 1-2 dakikalık iletişimin sonunda iyi geceler diyerek tekrar odadan çıkın.

* Her seferinde kapı önünde bekleme süresini arttırın. İkinci girişinizde en az 3-4 dakika bekleyin ve yanına gidin. Bebeğiniz uyuyana kadar bu aşamaları tekrar edin. Evet biraz yorucu olacağı kesin. Ama her method için aynı şey geçerli.

* Korkmayın, 20-30 dakikalık ağlatmalar uzun ağlatmalar değil. Ben de doktor yorumuna istinaden bunu söyleyebiliyorum. 🙂 Uyuyana kadar kontrollü ağlatma yöntemine devam etmelisiniz.

*Her bebek aynı değildir. Kimi bebek üçüncü gece 5 dakikada uykuya geçerken kimisi de 1 haftada ağlamadan uyuyacaktır.

Kontrollü ağlatma yöntemi genelde yabancıların uyguladıkları, bizim Türk annelerin de pek yanaşmadıkları bir method. Bu method ve diğerlerinde en önemli nokta gerçekten sabırlı ve kararlı olmak… Sonuç alabilmenin ilk adımı buradan geçiyor. Tabii ki bu süreçte aile büyüklerinin olmaması (anneanneler-babaanneler…), kendinden emin bir aile bireyinin de size destek olması gerekiyor. Ferber’e göre neredeyse bütün bebekler 3-4 gün, maksimum 1 haftalık süreç içinde deliksiz uyumaya başlıyorlar. İnatçı bebekler için ise ara verip tekrar denenebileceği belirtiliyor.  Ben mi? Maalesef bu yöntem hiç bana göre değil. Bebeğim ağlarken kapının önünde beklemem imkansız. Kaldı ki pitipiti oldukça inatçı bir bebek.

Bu method için bebeğinizin 4-6 aylık süreci doldurmuş olması gerekir. Bence bu yöntem için 4 ay çok erken.

Kim West – Kontrollü uzaklaşma

Bebeğiniz 6 aydan büyükse bu yöntemi uygulayabilirsiniz. Uzaklaşma yöntemi genellikle 6 aydan büyük bebekler için öneriliyor.

* Tüm rutinleri yaptıysanız, bebeğinizi uykulu bir şekilde yatağına yatırın. Yatağının yanına bir tabure koyup oturun. Bebeğiniz yataktayken sevin, okşayın. Uykuya dalar gibi olursa yavaş yavaş elinizi çekin.

* Mümkün olduğunca bebğiniz size değil, siz ona dokunu. Çünkü o size dokunarak uyursa, o şekilde uyumaya alışacağı için uykuya daldıktan kısa bir süre sonra uyanarak sizin elinizi, kolunuzu arayabilir. Bu da bir nevi prop oluyor.

* Bebeğiniz çok ağlarsa, kucağınıza alarak öpüp sevin ve sakinleştirdikten sonra tekrar yatırın.

*Bu methodu bebeğiniz uykuya dalana kadar 3 gün boyunca sürdürün. 3 günün sonunda yatağın başındaki sandalyenizi biraz daha uzağa taşıyın ve her 3 günde bir uzaklaşmaya devam edin. Bebeğinizin gece uyanmalarında da sandalyede oturmaya devam.

* Böylece birkaç gün sonra odanın dışına çıkmış olacaksınız. Bebeğiniz sizi göremeyecek ama sesinizi duyabilecek. Çok ağlarsa gidin kucağınıza alın sakinleştirin ve odadan çıkıp sandalyeye geri dönün.

* İnatçı bir bebeğiniz yoksa, tabii ki siz de tüm kurallara uyarak kararlı davrandıysanız, birkaç hafta sonra sandalyenizi kapı önüne çıkardığınızda bebeğinizde mışıl mışıl uyuyor olacak.

Kim West’in kontrollü uzaklaşma methodu sanırım en az ağlatan method. Tabii ki sabır gerektiriyor, sakinlik gerektiriyor.

Tracy Hogg – Yatır Kaldır

Tracy Hogg’un kitapta ilk bahsettiği method, şşş-pat methodu.  Bebeğinizi yatağa koyun ve yan çevirin, kulağına şşş derken bir yandan da sırtına hafifçe pat pat yapın. Bu yöntemle bir süre sonra kolayca sakinleşip uykuya dalacaktır. Daha büyük bebekler ise şşş-pat ile uykuya dalamıyor, artık yatır-kaldır methodunu uygulamanız gerekiyor. Yatırınca ağlıyor, kaldırınca susuyorlar. Amaç; yatağa alıştırmak, kendi kendine uyuması için yatakla bebek arasında iyi bir ilişki kurmak. 🙂 Bu arada uyur ve uyanır gibi olursa yine şşş diyerek uykuya daldırabilirsiniz.

* Akşam saati geldi çattı. Kolları sıvayın ve gece uykusu için hazırlıklara başlayın. Akşam yemeğini yedi, oyununu oynadı ve banyosunu yapıp, masajını olduysa o zaman doğru yatağa… Işıkları kıstınız ve yatağına koydunuz, biraz oynadı ve ağlamaya başladıysa kucağınıza alın ve susar susmaz yatağa geri koyun. Ağladığında yine alın ve susar susmaz hemen geri yatırın. Kısacası uyuyana kadar yatır-kaldır yapmaya devam edin.

*Bu yatır-kaldır olayını bazen 5-6 kere yapan ve bebeğini uykuya daldıran da var tabii ama bazen de 15-20 ya da çok daha fazla yapmanız da gerekebilir. İnatçı bir bebek değilse ikinci akşam itibariyle yatır-kaldır sayısı azalmaya başlayacaktır. Mesela bizimki keçi gibi inatçı. Bu sebele bizde yatır-kaldırlar 1 hafta sonra azalmaya başladı. 🙂

*Bu methodu uygulama süreniz tamamen sizin kararlılığınıza ve bebeğinizin inatçılığına bağlı gelişebilir. Maalesef bebeği hiç ağlatmayacağımız bir yöntem yok. Bebeği yatırdığınız zaman sessizce yanındayım, sen kendin uyuyabilirsin diye de fısıldayabilirsiniz.

*Tracy Hogg methodunu 4. aydan itibaren uygulayabilirsiniz. Ben maalesef büyüklerin müdehaleleri sebebiyle başlayıp sonrasında bıraktım. 🙁 6. aydan sonra yeniden başladık ama araya tatiller girince uğraşıp duruyoruz. 🙂

*4-6 aylık dönemde; bebeklerin hareket kabiliyeti artar. Uyku öncesi ve arasında kendi kendilerini aşırı uyarabilirler. Maalesef bu dönemde bebeğinizin alışkanlığını değiştirmeye çalışsanız da bazen inatçı bir bebekle karşı karşıya kalabilir ve direniş gösterilerine maruz kalabilirsiniz. Yatır-kaldır methodunu uygularken, özellikle bu dönemde bebeğinizi kaldırdığınızda 2-3 dakikadan fazla kucağınızda tutmayın, ağlasa da geri yatırın ve yatır-kaldıra devam edin.

*Bu dönemde yapılacak en büyük hata bebeğinizi kucağınızda uzun süre tutmanızdır. Maalesef biz bu hatayı farkında olmadan yaptık. Hem de bu kadar araştırmaya ve kitap okumamıza rağmen… Tabii ki buradaki en büyük etken aile büyükleri… Aman diyorum, benim gibi yapıp sakın aile büyüklerinin müdehalelerinden etkilenmeyin, kendi kurallarınızda kararlı olun ve kendiniz uygularken onlara da mutlaka uygulatın.

***Bebeğiniz 8 ay – 1 yaş arasındaysa;

*Bu dönemler gerçekten de uyku eğitimi için iyice zor zamanlar. Ama korkmayın, her dönemin başka zorlukları var.
*Bebeğiniz gündüz uykularından birini artık uyumuyorsa, gece uykusuna daha erken yatırabilirsiniz demektir.
*Bebeğiniz ağladığında yanına gidin ama hemen kucağınıza almayın; ayağa kalkmasını bekleyin ve yatağında sakinleştirmeye çalışın. Ayağa kalktığında kucağınıza almadan tekrar yüzüstü yatırın. Tekrar ayağa kalktığında aynısına devam edin.
*Konuşarak sakinleştirmeye çalışın. Sizi artık anlamaya da başladığından, konuşmanız bu dönemde çok etkili olacaktır. Bu dönemin sizi kullanacağı dönem olduğunu sakın unutmayın ve kararlı olun.
*Bebeğinizin bu zamana kadar sahiplendiği bir “uyku arkadaşı” yoksa, uykuyla ilişkilendirebileceği bir battaniye ya da oyuncağı yatağına koyabilirsiniz.
*Bebeğinizi yatırdığınızda göz teması kurmayın ve sizi göremeyeceği bir yerde uykuya dalmasını bekleyin. Derin uykuya dalana kadar odasından çıkmayın.
*Ayrılık kaygısı ya da ağlamaya bırakma denemesi sebebiyle, bebeğiniz yalnız kalacağını düşünüyor ve sık sık sizi kontrol ediyorsa, sizi göremediğinde panikle ağlamaya başlıyorsa, 1-2 gece onun odasında (onun yatağında değil) yatmanızda fayda var.

Uyku notlarımdan 1 haftayı aşağıda paylaşıyorum…

21-22 nisan;

Miniko 21.00’da uyudu. 23.00’e kadar 2 kere uyandı. Ağladığında kucağıma aldım sakinleştirip geri yatırdım. Bu yöntemi yani yatır-kaldır yöntemini belki 10-15 kere yaptım. Çok direniyor, ayaklarını yatağa vurarak tepinip, bağırıp, en sonunda da ağlıyor. Bu süreçte fısıldayarak konuşuyorum; ‘’Ben buradayım annecim, yanındayım, sen kendi kendine uyuyabilirsin, ben de buradayım, bir yere gitmiyorum.’’

Yatağa doğru eğilerek ve dokunarak sakinleştirip tekrar uykuya dalmasını sağladım. 10-15 dakika odada bekleyip, odadan çıktım. 00.00’da tekrar uyandı – mıkırdandığında hemen odaya gitmiyorum, gerçekten ağlamaya başladığında odaya giriyorum. 00.15’den 00.30’a kadar beni hissedebilmesi için eğilerek elimi ve kolumu uzatarak sakinleşmesini sağladım. Pitipiti, ben onu severken ellerimle, kollarımla hatta yüzümle oynadı ve sakince yatağında kalmaya devam etti. (Aslında Tracy Hogg metodu bunu önermiyor. Bu daha çok Kim West’in müsamaha gösterdiği bir uygulama desem de pek doğru olmayacak çünkü Kim West, bebeğin sizin eliniz kolunuzla oynamasını değil sizin bebeğinizin elini kolunu tutmanızı, okşamanızı söylüyor. Ben methodlarda biraz esneklik yaratmış olabilirim 🙂 Biraz Kim West biraz Tracy Hogg biraz da pitipitinin annesi methodunu kullanmış oluyorum. 🙂 – Her metod her bebeğe/çocuğa uyacak diye bir şey yok. Kendinize ve bebeğinize en uygun olana ancak siz karar verebilirsiniz.) Tabii siz bana bakmayın, methodlarda kafanıza göre esnerseniz benim gibi uzun süreçler yaşarsınız. 

Miniğim hafif hafif uykuya geçiş yaparken, gözlerini tam kapatmadan odadan çıktım. Tabii ki kapıdan çaktırmadan seyrettim, birkaç kere sağa sola döndü ve 00.38’de uykuya daldı. Arada kıpırdanmalar oluyordu… Yeni moda yatış pozisyonumuz ise uyuduktan bir süre sonra yüz üstü dönmek. Bu saat itibari ile önce 2 saat uyudu sonra birer saatlik uykular uyuyup uyandı. Sabah 7’ye kadar bu şekildeydik.

23 Nisan;

Uyku eğitiminden de önce uzun süredir her akşam yaptığımız gibi aynı rutine devam ediyorum. Saat 18.30 – 19.00 akşam yemeği, yemekten sonra oyun ve banyo, 20.00 – 20.30 arası uyumak üzere odaya geçiş. Uyku eğitimi methodunu uyguladığımız için 20.00 ile 21.00 arasında uykuya dalıyoruz. Henüz standart bir saat oluşmadı. İnanılacak gibi değil ama Kayra bu gece hiç uyanmadan tam 5,5 saat uyudu.  Allahımmm keşke her gece böyle olsa diye dualar ettim. 🙂

24 Nisan;

Uygulamalar aynı fakat bizim halimiz bu gece içler acısıydı.15 dakika – 45 dakikalık uykular…. Hem de sabaha kadar. Gerçekten zombiye bağladım. Eray da bir şey yapamıyor. Çünkü babası dahil benim dışımda kimsede susmuyor. Son zamanlarda tam bir ana kuzusuyuz. 🙂

25 Nisan;

Pitipitiyi 20.30’da uyuttum. 40 dakika sonra ağlayarak uyandı ki bu kısım üç aşağı beş yukarı her akşam aynı. Kucağıma almadan yattığı yerde sakinleştirdikten sonra 15 dakika bekledim ve odadan çıktım. Yine 1 saat sonra uyandı. Sakinleştirdim uyudu ve 1 saat sonra yeniden uyandı, tekrar uyuttum. 2,5 saatlik uykunun üzerine gece yarısı uyandı; besledim ve tekrar yatırdım. Burada işler biraz karışıyor, emzirirken uyutmadan yatağa koymak çok zor. İllaki uyuyor ama daha tam dalmamış olduğu için yine kucağımda fazla tutmadan yatağa yatırıyorum. Yine 2 saat uyudu ve uyandı. Sonrası ise aynı, sabah 7’ye kadar birer saatlik uykular ve uyanmalar…

26 -27-28 Nisan;

Rutinler ve yatış saatlerimiz hep aynı. Miniğimin henüz 2 – 2,5 saatten fazla uyku uyuduğunu göremedik. Gece bir ya da iki kere 2 – 2,5 saatlik uykular, sonrası sabaha kadar 1 saatte bir devam…

29 Nisan;

Bugün 8. ay doktor muayenemizi olduk. Uyku eğitimi hakkındaki gidişatımızı doktor ile paylaştık. Bölük pörçük 1 aylık uyku eğitiminin üzerine hiç bozmadan devam ettiğimiz bu 1 haftada çok yol kat ettik. Tabii ki yatağa koyduğumuzda kendi kendine uyumuyor. Ama en azından şimdilik ağlamalar, direnmeler azaldı. Tek sıkıntımız var; odaya sadece benim girmem gerekiyor. Beni görmezse çığlık kıyamet ağlıyor ve asla sakinleşmiyor. Doktorumuz ise odaya bir benim bir babanın girmesi gerektiğini belirtiyor. Bir de tatil ve hastalık olduğunda başa dönebileceğimizi ama eğitimi asla bırakmamamız gerektiğini vurguluyor. Yılmadan, yorulmadan yola devam… 🙂 Artık ek gıda konusuna iyice adapte olduğumuz için öğünlerimiz 2’den 5’e çıktı. Doktorumuz, Kayra’nın açlıkla ilgili bir sıkıntısı olmadığını düşünse de yine de öğün artışlarının uykuya etkisi olup olmadığını gözlemlememizi istiyor. Uyku eğitiminin devamını ve ek gıda hakkındaki deneyimlerimizi ayrıca paylaşacağım.

Yorum Yapın

Lütfen bir yorum bırakın!
İsminizi buraya girin