Sağlık ve Enerji Bombası Atıştırmalık; Granola Bar Tarifi

0
281

İlk defa denediğim bu sağlıklı atıştırmalığı öncelikle kendim, eşim ve kahveye gelen misafirlerim için yaptım. Bu tarifte çok çok az olmakla (bir çay kaşığının ucuyla) birlikte organik hindistan cevizi şekeri kullandım. Bu sebeple de piti piti’ye sadece bir parçacık tattırdım.

Blogu ve instagramı takip edenler artık az çok biliyordur. Minnoşa hazırlayıp yedirdiğim her yemeği ve atıştırmalığı şekersiz yapıyorum, kullandığım malzemeleri ise mümkün olduğunca organik bulmaya ve almaya gayret ediyorum.

Hindistan cevizi şekeri son yıllarda oldukça popüler hale geldi. Organik ve doğal, sağlıklı bir şeker diye ben de heves ettim gittim aldım. Ancak sonra içime bir kurt düştü ve araştırmaya başladım. Peki bu hindistan cevizi şekeri rafine şekere ve fruktoz içeren mısır şuruplarına karşı gerçekten doğal ve sağlıklı bir alternatif mi?

Hindistan cevizi şekerinden biraz bahsetmek istiyorum. Hindistan cevizi şekeri hindistan cevizi ağacından yapılıyor ve glisemik indeks olarak şekerden daha besleyici ve düşük olduğu yönünde de pek çok söylenti o ya da bu vesile ile yayılıyor. Bu şeker, hindistan cevizinin öz suyundaki suyun buharlaştırılmasıyla yapılıyor. Hindistan cevizi şekerinin %50’si fruktoz, %50’si glikozdan oluşuyor. Yani hindistan cevizi şekeri aşağı yukarı sofra şekeriyle aynı yapıdadır. Hindistan cevizi şekerinin sofra şekerine oranla farkı ise içinde mikrobesin ve lif barındırmasıdır. Hindistan cevizi şekerinin glisemik indeks değeri ise sofra şekerinden daha düşüktür. Lif, hindistan cevizi şekerinin kana karışım hızını yavaşlatıyor. Ancak glisemik indeksin düşük olması demek vücuda giren şeker miktarının da düşük olacağını göstermiyor. Bu nedenle ben de anladım ki hindistan cevizi şekerinin sofra şekerinden pek de bir farkı yok. Bu arada agave de sağlıklı ve doğal bir alternatif olarak sunuluyor ama onun da farkı yok.

Aslında hurma şurubu vb. meyvelerden yapılan tüm şuruplar da baktığınız zaman şeker içeriyor. Evet sofra şekeri gibi değiller ama günün sonunda bal bile şeker içeren bir besin. Tek farkları ise mikrobesin içeriklerinin olmasıdır. Bu sebeple kullancağımız tüm şekerli besinleri dikkatlice, az miktarda kullanmakta yarar var.

Özetlersek, hindistan cevizi şekerini yetişkin misafirlerimize yapacağım tatlılarda az miktarda kullanabilirim ama kesinliklikle ve kesinlikle piti piti’nin ya da başka minnoşların hiçbir atıştırmalığına koymayacağıma iyice kanaat getirdim. Peki neden misafirlerime yapacağım tatlılarda az miktarda kullanabilirim diyorum biliyor musunuz? Çünkü herkes bizim gibi kuru meyvelerle tatlandırılmış tatlıları/atıştırmalıkları beğenmiyor ya da tatlıdan saymadığı için yemek istemiyor.

Şekerli tüm besinlere bir miktar değindikten sonra artık tarifi verebilirim. 🙂

Malzemeler;

2 Avuç Pikolo Fındık (Giresun Fındığı)

1 Avuç Çiğ badem

2 Avuç Ay Çekirdeği İçi

1 Avuç Kuru Üzüm

1 Avuç Kuru Dut

1 Su Bardağı Yulaf Ezmesi

1 Tatlı Kaşığı Hindistan Cevizi Yağı

2 Tatlı Kaşığı Hindistan Cevizi Tozu

1 Yumurta Akı

1 Olgun ve Büyük Boy Muzun Çeyreği

1 Çay Kaşığının Ucuyla Organik Hindistan Cevizi Şekeri (İsteğe Bağlı – Bebeklere/Çocuklara Yedirmeyecekseniz…)

Yapılışı;

Dövülmüş ama toz haline getirilmemiş iri parçacıklı badem, ceviz, ayçekirdeği içlerini ve yulafı 2-3  dakika önceden ısıtılmış 130 derecelik fırında kavuruyoruz. Ezilmiş muz, çırpılmış yumurta akı ve diğer malzemeleri derin ve çukur bir kapta karıştırıyoruz. Üzerine fırından çıkardığımız kuruyemişleri ilave ederek iyice harmanlıyoruz. Yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine karışımı güzelce yayıyor, elimizle bastırarak ince ve sıkı bir tabaka oluşturuyoruz. 130 derecelik fırında 30-35 dakika kıtır kıtır olana kadar pişiriyoruz. Soğuduktan sonra küçük kareler şeklinde keserek yemeye hazır hale getiriyoruz. Hava almayan kavanozlarda uzun süre saklayabilirsiniz.

Bu arada ben fırında pişirdiğim hiçbir yiyeceğe bal ve pekmez koymuyorum. Bal, 45 derecenin üzerindeki ısıda besin değerini kaybediyor, ayrıca yüksek ısı da zararlı maddelerin oluşumuna sebep oluyor.. Pekmezin ise yüksek görmesi yine zararlı maddelerin ortaya çıkmasına sebep oluyor. Pekmez ya da bal kullanacaksanız mutlaka piştikten ve soğuduktan sonra üzerilerine az miktarlarda sürerek tüketmenizi öneririm.

Hazır konusu gelmişken pekmez konusunda biraz daha yazacağım. Pekmez süper besinlerden biri… Pekmez, demir, potasyum, magnezyum, kalsiyum, fosfor, çinko, krom, glikoz, esansiyel aminoasitler ve B vitaminleri açısından zengindir. Özellikle bebek ve çocukların zeka gelişimi için de çok önemli ama pekmez işi biraz karışık… Pekmez alırken çok dikkat etmemiz gerekiyor. Bilinçsiz pekmez üretimi kanserojen maddelere neden oluyor.

Nelere dikkat etmeli?

  • Pekmezin üretilirken yüksek ısılarla karşılaşmaması gerekiyor. Yüksek ısıda pişerse HMF (Hidroksimetil Furfural) ortaya çıkıyor. Yani şekerli gıdaların, uygun olmayan sıcaklıklarda saklanması ve üretimleri sırasında uygulanan ısıl işlemden dolayı kanserojen madde meydana çıkıyor.
  • Nerede ve nasıl üretildiğini araştırarak almakta fayda var. Doğal, el/ev ya da köy yapımı diye her pekmez alınmamalı.
  • Pekmezin gün ışığı ile temas etmemesi gerekiyor. Bu sebeple de satın alınan yerde nasıl saklandığı ve rafa ne şekilde çıkartılarak satıldığı gerçekten çok önemli.
  • Aldığınız pekmezde yanık tadı alıyorsanız o ürünü çöpe atın ve gıda hattı ile iletişime geçerek ihbar edin.
  • İnsan sağlığını tehdit eden bilgileri mutlaka çevrenizdekilerle de paylaşın. Örnek vermem gerekirse, çevremdeki pek çok kişi pekmezi ve balı kek, kurabiye vb fırınlayacağı yiyeceğe koyuyor. Aman dikkat! Anlattığımda ise bilmediklerini söylüyorlar. Siz de anlatın. Sağlıklı ve besleyici yiyecekler yapalım diyoruz, kaş yaparken göz çıkarmayalım.
  • Pekmez kullanacaksanız mutlaka organik ve güvenilir bir markayı tercih edin.Biraz uzun bir yazı oldu ama tarifi verirken bu önemli konular hakkında da bildiklerimi paylaşmak istedim.

Afiyet olsun. 🙂

 

 

Yorum Yapın

Lütfen bir yorum bırakın!
İsminizi buraya girin