Çocuksuz İlk Tatil

0
92

”Kadın, içinde iki farklı türü barındıran bir canlıdır.” 🙂

Çocuktan önce evlilik, çocuktan sonra evlilik arasında gerçekten dağlar kadar fark varmış. İkisi bambaşka kafalar, bambaşka hayatlar… 🙂 Bir de çocuktan önce kadın ve çocuktan sonra kadın diye bir durum var. Aslında kadın hep kadın, ama anne olunca kadının içinde ”ANAYIM BEN ANA” diye başka bir cins tür daha oluşuyor. 🙂

Anayım ben ana 🙂

Geçenlerde bir seminere katıldım, seminerdeki konuşmacı hanım kadını tasvir etti; ”Kadın ayrı bir tür, anne ayrı bir tür”. Tüm yorumlarını uygun buluyorum ama bu cümle can alıcı ve bence kesinlikle çok doğru! 🙂 Doğum sonrasında kadın içinde iki türü birden barındırmaya başlıyor. Örneğin; Bir kadın düşünün, kocasına çok aşık ama sinirlendiği bir durumda ona akıl almaz bir şekilde çemkirebiliyor, aynı zaman diliminde çocuğu ne yapmış olursa olsun yavrusuna ise şefkat dolu sözler ile sonsuz sevgi dolu bir kucak açabiliyor. Bu sahneyi gözünüzün önüne getirebildiniz mi? 🙂 Aslında muazzam bir durum bu! 🙂  Haydi şimdi gel bu acayip durumu açıkla! Aslında açıklaması varmış. Çok uzun ve çok başka bir konu. Bu konuda henüz azıcık bilgi sahibi olabildim. Fazlasını merak ediyorum, biraz daha derinine ineceğim. Sonrasında belki bir ara bu konuyu detaylarıyla yazabilirim.

Gelelim tatil konusuna…

Eylül ayından bu yana, karı-koca olarak bir tatil yapmayı arzu etsek de, Şubat ayında ancak aksiyon alabildik ve 10 gün önce kayağa gittik. 🙂 Yalnız şöyle yıldızlı bir dip not geçmek isterim. Daha 2 ay öncesinden ben; ”ah nasıl gideceğiz, acaba oğlanı da mı alsak, ilk gece dönmezsek 3 gece rahat rahat kalırız, acaba anne anne diye tutturur mu, bize küser mi, çok ağlar mı” diye bir sürü senaryo yazmaya başladım. Sonra gideceğimiz gün geldi, haydi hayırlısı diyerek, anneanneye, ablaya (1,5 aylık yeni abla) ve allaha emanet edip çıktık. Dikkatinizi çekerim İLK TATİL ayrılmacası. 🙂 Allah böyle güzel ayrılıklar versin.

Palandöken Polat Otel’den Sway Otel görüntüsü

Kayra 1 yaşındayken, iş için bir geceliğine Antalya’ya gitmiştim. O kadar yoğun ve koşturmacalı bir seyahat olmuştu ki, o bir gecenin nasıl geçtiğini anlamamamıştım. Ama 1 gün – 1 gece oğlumu göremeyeceğim psikolojisi kötüydü. Neyseki babanın evde oluşu rahatlatıcı olmuştu.

Bizim rutin döngüde baba neredeyse her hafta minimum 2, maksimum 5 gün seyahatte. Sonuç olarak, Kayra babanın evde olmayışına, baba da Kayra’dan ayrı geçirdiği/geçireceği günler durumuna adapte. Ben ise 10 ay önce tam zamanlı işimi bıraktığımdan bu yana, çoğunlukla Kayra ile yapışık ikiz gibi yaşar oldum. Bu da bizim ilk kez 3 gün ayrı kalacağımız durumu önemli hale getiriyor. Bir de, sadece bir ebeveynin evde olmaması ile iki ebeveynin aynı anda ortadan kaybolması çocuk için çok başka şeyler.

Peki, gitmeden önce ne yaptık?

Biz gitmeden 3 gün önce anneanne bize geldi. Bu arada anneanne minnoşun çok aşina olduğu, sık sık yatılı/yatısız evde gördüğü bir karakter. Biz gitmeden bir süre önce eve gelmesi önemliydi. Çünkü genelde anneanne evine gidip bir süre sonra tekrar bize geldiğinde, oğluş anneannesine biraz tavır yapıyor. Ben alttan alttan işleme operasyonuna tatilden 1 hafta önce başladım; ”Baba iş için bir yere gidecek sonra ben de babaya yardım etmek için yanına işe gideceğim. 3 gün evde olmayacağız, sen anneanne ve ablayla kalacaksın. 3 gün sonra eve geri geleceğiz” dedim. Hem ayrı ayrı hem de birlikte pek çok kez bu konuyu dile getirdik. Olum ya da olumsuz hiçbir tepkisi olmadı. 🙂

İşin aksi kısmı, anne-baba olarak ortadan toz olacağımız tarihten 3 gün önce baba seyahate çıktı. Benim tarafta karıştı, önemli bir iş aldım ve giderayak 3 günlük oldukça yoğun bir hazırlık sürecine girdim. Totale vurduğumuzda, ikimizde1 haftadır evde yok gibi olduk.

Ev alışverişini yaptım. Evde eksik olan ve ihtiyaçları olabilecek şeyleri aldım.Oğlan ne yemeli ne içmeli zaten anneanne ve abla tarafından biliniyor. Yemek konusunda sıkışırsanız ya da emin olamadığınız bir konu olursa telefondan müdehale ederim dedim. Ettim de… 🙂

Önce güvenlik

Arada bir ateş kontrolü yapın dedim çünkü 1 hafta öncesinde 4 gün 4 gece ateşliydi. Ablaya; gece kapını kapatma, cam ve balkon kapılarına dikkat, kapılar mutlaka kilitlensin, anneanneye; anneanne-torun hava almaya çıkarsınız, sen zaten düzeni biliyorsun dedim. O da, sen merak etme biz idare ederiz dedi. Ne desin kadın… :)))

13 Şubat’ta işi alnımın akı ile teslim ettim ve 14 Şubat günü de öğlene kadar oğlumla vakit geçirip uçağa gittim.

Merhaba Palandöken, merhaba kayak tatili, merhaba çocuksuz ilk tatil deneyimi!

Palandöken otel kayak pistleri

Hmm sana da merhaba sevgililer günü 🙂 Tarih tamamen tesadüf oldu. Sevgililer günü olduğunu sonradan idrak ettik. Bu seyahat 3 çifti kapsıyor. Ama aralarında ”ilk tatil ayrılığı” sendromlusu bir tek benim. 🙂 Annemin evde oluşu ile gönlüm çok rahat ama ilk akşam yine de aklım hep evdeydi. Annem konuşmalarımdan anlamış olacakki her konuşmada ben sormadan, ”biz iyiyiz, her şey yolunda, keyfimiz çok yerinde” der oldu. 🙂 Eh ne de olsa o da, bir yavrunun anasının anası… Ananın halinden ana anlar diyerek konuyu iyice dramatize edeyim :)))

Palandöken – Ejder 3200 – Zirveye çıkış

Aslında dramatize edilecek bir durum yok. İkinci gün, ben bir rahatlama, bir gevşeme ama aynı zamanda çok özleme durumuna geçtim 🙂 Keyifle yiyor – içiyor, kocamla, arkadaşlarla gülüp eğleniyor, uzunca bir süredir burnumda tüten kayak sporumu yapıyor, karın ve beyazın verdiği dinginliğin tadını çıkartıyordum.

Tabi, görüntülü konuşma işini icat edenden de allah razı olsun. 🙂 Olmasa zorlanabilirdim.

Günde 3 posta görüntülü arama yaptık ama her seferinde hüsrana uğradık. Niye mi? Oğlan suratımıza bile bakmadı. 🙂

Keyfi çok yerindeydi. Hatta ilk akşam aynen şu cümleyi kurdu; ”Anne beni meyak etme, benim keyfim çok yeyinde” dedi ve kapattı. İkinci gün ise ablasının telefonundan aramıştık, ”abla ben bunlarla konuştum kapat telefonu” dedi ve kapattı. Biz şaşırmak, bozulmak, gülmek gibi duygu durumlarını karışık bir şekilde yaşadık. 🙂

Dördüncü ve dönüş günü, kayak tatilimizin bittiğine üzüldük ama oğluşa kavuşacağımız için eteklerimiz zil çaldı. Bu arada biz dağda son saatlerimizi geçirirken, canım kardeşim her zaman olduğu gibi yeğenini görmeye bizim eve gitti ve minnoşu hem oyun atölyesine ve hem de evin yakın çevresinde gezmeye götürdü.

Pure Love

Sadede gelelim!

Sonuç olarak, öyle zor değilmiş, hatta çok da kolaymış. Uzun bir aradan sonra karı-koca çok güzel bir tatil yaptık. Kayra bu konuda bize çok yardımcıydı, çok cool davrandı, hiç arıza çıkartmadığı gibi o da bu süreci çok keyifli geçirdi. Çok şükür.

Eve geldiğimde anneme; bundan sonra gönül rahatlığı ile anne-baba seyahatine çıkabilirim dedim. 🙂 Aynı zamanda anılıque ve babalıque bu süreçte online’dı ve tabii ki önümüzdeki sene minnoşu da kayak ile tanıştıralım diye konuştu… :)))

İlk defa çocuksuz tatile gitme düşüncesi olanlara diyeceğim o ki, hiç kendinizi kasmayın, gönül rahatlığıyla tatile çıkın. Arada bir kaçamaklar iyidir ve de evliliğin nefes alması için gereklidir. Sizin de buna ihtiyacınız var. Karı-koca olarak baş başa 3-4 gün hem bireysel olarak hem de çift olarak size iyi gelecek.

Etrafınızda size kendinizi kötü hissettirecek insanlar olursa ki maalesef olabilir. Çünkü bizim toplumumuzda bu tarz insanlar mevcut. Sakın onlara kulak asmayın. Çocuksuz tatile çıkmak demek kötü birer ebeveynsiniz ya da çocuğunuzu az seviyorsunuz demek değil. Çocuğunuzla da çıkacağınız tatiller olmalı, onsuz da… Şunu unutmayınki siz kendinizi ne kadar iyi hissederseniz çocuğunuza karşı da o kadar pozitif ve verimli olursunuz. Anne-baba mutluysa çocuk da mutlu olur.

Sadece naçizane tavsiyem şu;

Mümkün ise anneanne ya da babaanne sizin evinize gelsin. Çocuk bütün değişiklikleri bir anda yaşamasın. Hem anne – baba evden gidecek, hem yeri yurdu değişip, bütün rutinleri bozulacak… Bu durum işleri biraz karıştırabilir.

Bu arada biz tüm süreçlerimizi çok güvendiğimiz doktorumuza danışarak ilerlettik. Çok güvendiğimiz diyorum çünkü bizim için sadece bir çocuk doktorundan daha fazlası… Yeri geldi gece yarıları bile bizimle konuşarak bize uyku danışmanlığı yaptı, yeri geldi her sorumuzda/sorunumuzda bize bir pedagog gibi destek verdi ve vermeye devam ediyor. Siz de çocuğunuzla ilgili atacağınız her adımda, alacağınız her kararda mutlaka güvendiğiniz çocuk doktorunuza danışarak ilerleyin derim.

Palandöken ve otel hakkında

Tek kelimeyle şahaneydi!

3,185 metrelik zirveye sahip olan Palandöken’e nasıl olurda daha önce gitmemiş oluruz. Büyük kayıp!

3125 metrelik pisti ile Türkiye’nin en yüksek rakımlı pisti olduğunu biliyor muydunuz?

3125 metreden 2100 metre rakıma, hiç durmadan kayarak inmek mümkün. Snowboard yapanlar için ezilmemiş doğal pistler de mevcut. Zirveye çıkarken o doğal pistteki arkadaşları izlemek de nasip oldu. 🙂 

Biz Polat Otel’de konakladık. Çok da memnun kaldık. Zirveye yakın olup, her gün zirvede kayacağım derseniz o zaman zirve yakınındaki otelleri tercih etmenizi öneririm. Polat ve Sway daha geride. Dedeman zirveye en yakınlar arasında.

Biz otelimizden de, Palandöken’den de, Erzurum’dan da son derece memnun kaldık. Mutlaka otel dışında Cağ kebabı yiyin. Gelgör Restaurant’ı şiddetle öneririm. Ama iki tane var. Biri salaş diğeri daha modern ve şık diyelim. Biz şık olana gittik. 🙂 Bir de mutlaka kadayıf dolmasının tadına bakın.

ilk defa çocuksuz tatile çıkacak anne-babalara bol şans diliyorum. Her açıdan çok keyifli geçer umarım. 🙂

Yeni bebekliler, siz de 2-3 sene sıkın dişinizi… 🙂 Zaman çabuk geçiyor, minnoşlarınızla her anın tadını doya doya çıkarmaya bakın. 

Yorum Yapın

Lütfen bir yorum bırakın!
İsminizi buraya girin