Bebekle İlk Seyahat

0
559

Üçüncü ay kontrolümüzün ardından Çanakkale’ye gitmek üzere yola çıktık. İstanbul’dan Çanakkale’ye yaklaşık 8 saat süren zorlu bir araba yolculuğu gerçekleştirdik. Zorlu diyorum çünkü Piti piti çok huysuzlandı. Miniğimizin uykuları çok sıkıntılı ve emzik almıyor. Arabada ana kucağında (araba koltuğu) sıkılıyor ve sürekli ağlıyor. Yol boyunca süren ağlamalar zirveye ulaştığında ise sakinleştirme seansları için sık sık durmak zorunda kaldık. Eh tabii arada süt ve bez operasyonları için yine durmamız gerekti. Bu arada arabanın hali görülmeye değerdi. Bagaj full, ön koltuk full… Hepsi de Kayra’ya ait eşyalar! 🙂  Arka koltukta Kayra’nın oturduğu ana kucağı, bakım çantası, oyuncakları var. E bir de ben! Ben de arka koltukta küçücük bir alana sığışıverdim. Allahtan iri yarı bir kadın değilim. 🙂 Bakalım önümüzdeki aylarda nasıl seyahat edeceğiz… Artık kamyonet mi yoksa minibüs mü tutarız bilmem. 🙂

Dar alanda kısa paslaşmalar; arka koltukta bez operasyonu ve kuduran afacan Piti Piti…

Gelelim Çanakkale’ye….

Dur kalk, dur kalk derken nihayet 8 saatin sonunda Çanakkale’ye vardık. Çanakkale seyahatimizin asıl sebebi Kayra’nın ikinci mevlüdü. Babaannemiz ve dedemiz Çanakkale’de de bir mevlüt arzu ettiği için biz de seve seve gittik. Yollarda bu kadar zorlanacağımızı bilseydik uçakla giderdik diye düşündüm ama arabadaki eşyaları hatırlayınca bir anda irkildim ve o düşünceden vazgeçtim. 🙂

Piti Piti; ”Oh be mis gibi Çanakkale havası”

Cuma akşamı piti pitiyi babaanne ve dedeye satıp, küçük bir kaçamak yapmak üzere arkadaşlarımızla en sevdiğimiz yere; Çanakkale’deki Yalova’ya yemeğe gittik. Yemekte bir kadeh beyaz şarap ve bolca deniz ürünü yedim. (3 saat emzirmeyeceğimi düşünerek…) Aman tanrım bu ne büyük mutluluk! 🙂 Kayra da sağılmış sütünü babaannesinin ellerinden içti. Cumartesi günü mevlüdümüzü yaptık. Piti pitiyi Çanakkale eşrafı ile tanıştırdık. Herkes memnun, herkes mutlu. Her şey harikaydı. Babanne ve halamızın ellerine sağlık. Hem İstanbul hem Çanakkale mevlüdümüze gelenlerin ayaklarına, yüreklerine sağlık. Yavrumuzun güzel, uzun, sağlıklı, mutlu ve şans dolu günleri olsun inşallah.

Çanakkale Mevlüdü – 40 Mevlüdü

İstanbul’a dönüş ise Bandırma feribotu sayesinde çok daha rahattı. Hem emzirmek hem alt değiştirmek, en çok da piti pitityi kucakta rahat rahat dolaştırmak için çok doğru bir tercih oldu. Eve girdiğimiz andaki mutluluğumun tarifi yok. Bu arada şikayetçi olduğum bir konu var; koskoca feribotta emzirme odası yok! Bence feribot kadar devasa bir ulaşım aracında emzirme alanı olmalı. Hatta emzirme ve alt değişim ünitesi aynı odada olmalı. Pis kokulu tuvaletlere minicik bebekleri sokmamalıyız. (Çok zorda kalmazsam miniğimi tuvalete sokmuyorum. Portbebede ya da etrafımdakileri rahatsız etmeyecek şekilde bulunduğum yerde hızlıca değiştiriveriyorum.)

Birtakım emzik denemeleri vol.1500… 🙂

Bebekle ilk araba seyahatini kısaca yorumlayacak olursam; özellikle de emzik almıyor ve uykusu da problemliyse çok zor! Bebeklerin çoğu arabada uyur ama bizimki onda da uyumuyor. Zorluktan kastım ise bebek ağlamaktan, anne de ağlamasın diye maymunluk yapmaktan helak oluyor. Bir de bu çırpınışlar kısa alanda dar paslaşmalar şeklinde olduğu için ekstra zor. 🙂 Yemin ederim kamyon çarpmışa döndüm desem yeridir. 🙂 Ama olsun bu da güzeldi. Piti pitimle ve tabii ki üçümüzün çekirdek aile olarak yaşadığımız her ilk, beraber yaptığımız her şey, zorluğu da olsa çok güzel ve özel.

Yorum Yapın

Lütfen bir yorum bırakın!
İsminizi buraya girin